15 Nisan 2016 Cuma

SENARYO YAZARI OLMAK

Öğretmensen, elbet bir okula tayin edilirsin, doktorsan sanmam ki, işsiz kalasın:) mimarsan, mühendissen her gün TOKİ'ler, yeni projeler yapılıyor - gerçi badem bıyıklı olma şartı aranabilir:)- yine işsiz kalmasın, overlokçu olsan aç gazeteyi "Overlokçu aranıyor" ilanı dolu. Ama senaryo yazıyorsan yandın. Gazetelerde "senaryo yazarı aranıyor" ilanı yoktur. Hollywood'da bile her garsonun cebinde senaryo ile dolaştığı söyleniyor:)ya esaslı bir tanıdığın olacak (ünlü bir yapımcı / yönetmen / vs. ); ya şimdi moda olan senaryo kurslarını bitirip, hocaların filan yardımıyla bir senaryo ekibine/atölyesine katılacaksın, ya da filmlerdeki gibi tesadüflerle "Filan arkadaşın, falancayı tanıyacak, falanca da filancayı tanıyacak,  bir şekilde dizi sektörüne adım atacaksın, başarırsan da arkası gelecek.".

Benim esaslı bir tanıdığım yok. Senaryo kursu da bitirmedim. Ben sadece

"Şöyle insanların keyifle seyredeceği, hoş bir şeyler yazmak" istedim.

 Bu fikirle yola çıktım.


Toprağı bol olsun, Mahmut Tali Öngören'in senaryo yazma tekniği öğreten kitabı ilk aldığım kitaptı. Sonra, bilgisayarım oldu, internetim oldu ve "Senaryo İncil'i" gibi onlarca kitap keşfettim. Sadece kitap da değil, "İyi senaryo nasıl yazılır?" , "Güzel bir hikaye nasıl harika bir senaryo olur?",  "bir villain /kötü adam veya anti-kahraman yaratmak",gibi yüzlerce faydalı makaleyi içeren onlarca site vardı. İçinde Hollywood'un ünlü senaryo yazarlarından tavsiyeler, ipuçları da bulunurdu. Daha ne isteyeyim?:) Roman yazma, yaratıcı yazım sitelerine de bakıyorum bir yandan da. Yine ünlü yazarların tavsiyeleri, best seller kitapların özellikleri vs. gibi onlarca faydalı site. Okula gider gibi not tuttum tüm bu tavsiyeleri.

E, hayal gücünüz, yeteneğiniz varsa ki, var. Ayrıca dil bilim okudum  (Hacettepe İngiliz Dil Bilimi), edebi eserlerle haşır neşir olduk, edebiyat analizleri yaptık, hepsinin faydası oldu, hatta, daha önceki okulum Güzel Sanatlar Akademisi'nin endüstri ürünleri tasarımı bölümü olmasının da çok yararını gördüm, bize okulda hocalarımız hayatta her şey bir tasarımdır diye öğretmişlerdi. Film de bir tasarımdı. Güzelce tasarlanırsa güzel sonuç verirdi. Tavsiyeleri hep tutmaya çalıştım. Ekonomik ol, fazlalıkları at, 'Show, don't tell (anlatma, göster); sevdiklerini öldür:), gibi. Bir senaryo yazarının iyi bir okur ve iyi bir film izleyicisi olması da şarttır ki, zaten çocukluğumdan beri bende var olan bir şeydi. Geriye ne kalıyordu? Senaryo yazarı olmak.

Ama işte sorun orada başlıyor.İstediğiniz kadar yazın. Yapımcılara ulaşamazsanız, bir işe yaramıyor. :(  En kötüsü de, o kadar çok yapım şirketine gönderiyorsunuz ki, orasından, burasından bir şeyleri, ilginç bir fikri hatta ismi (bu bir kedi ismi bile olabilir) alıyorlar:(  özgünlüğü kalmıyor yazdığınızın. :(

YA YAZDIKLARIM SADECE BANA GÜZEL GÖRÜNÜYORSA?

Burada bir özeleştiri de yapayım:  Başlarda, çok çekingendim. Hani Dunning Kruger sendromü diye bir şey var. Kimi insan hiç bilmediği konuda bile ahkam keser, böbürlenir; kendine aşırı değer verirken, kimi insan da tam tersine bilgisinden, yeteneğinden kuşku duyar, fazla tevazu gösterir.  Ben de kendimi acımasızca eleştiriyor, "Ya yazdıklarım sadece bana güzel görünüyorsa?" diye endişe ediyordum.

Değerli hocam, hocaların hocası, sinema ustası Türker İnanoğlu' benim daktiloyla yazılmış, (o zaman daha bilgisayarım yok) daksillerle yanlışları kapatılmış senaryomda bile bir 'ışık' görmüş ki, bana "Taksi şoförleriye ilgili bir dizi yazabilir misin?" diye sormuştu. Ama ben

"Ya beceremezsem? Taksi şoförleri mi? Hiç bilmediğim bir konu!Ya yazamazsam. Yazamam herhalde."

diye düşündüm. :(

Alın size Dunning Kruger sendromü!

Ve bu yüzden önüme gelen fırsatı kaçırdım. :(  Çok büyük aptallık ettim. Kendime güvenmemek, kendini hafife almak, kendi yeteneklerini küçümsemek. :( Türker hocama da ayıp olacağını hiç düşünemedim, çok özür diliyorum keşke okusa şu yazdığımı. (Ameliyat olacakmış diye duydum Allah'tan acil şifalar diliyorum kendisine. İnşallah en kısa zamanda iyileşir.

Yıllar sonra Çocuklar Duymasın'ın senaristi Birol Güven'in senaryo işine nasıl tesadüfen /hiç aklında yokken adım attığını anlattığı bir videoya rastladım.

"Her şey 20 saniye filan içinde oldu, ben filanı tanıyordum, o da falancayı, o da Gani Müjde'yi, bir anda beni "senaryo yazarı" gibi tanıttılar, halbuki hiç senaryo filan yazmışlığım yok o güne kadar. Anlamadığım bir iş."


https://www.youtube.com/watch?v=BRXERyxoryE

diyordu. İşte o zaman yaptığım hatayı daha iyi anladım.:(


Ama şu da var. Tamam kabul, bir hatadır yaptım. Ama ömür boyu bu hatanın bedelini mi ödeyeceğim?:(  Pes etmedim, yazmaya devam ettim. Türker beye de başka senaryo projelerimi hep gönderdim. :) Yıllar sonra "Pembe Panjurlu Ev" i gönderince, o zaman asistanı  Doret Barokas  hanımefendi bana mail atmış, "Senaryonuz Türker beyin ilgisini çekti, sizi bu konuda tekrar arayacağız" demişti. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Havalara uçtum. Ama maalesef arkası gelmedi. :(

Bazen televizyonda sinema / dizi sektörü ile ilgili tartışma veya sohbetlere denk geliyorum. Her katılan " Yeni, özgün senaryolara ve yazarlara ihtiyacımız var" diyor. Ama kapılarını çalsam "Siz ünlü değilsiniz, kusura bakmayın. Ünlü olmayan senaryo yazarlarıyla çalışamayız." derler.

Öyle bir dünya ki, Uzay Yolu dizisinde "Görünmez manyetik kalkan" olurdu ya, onun gibi ışın kalkanı ile çevrili bir dünya ve başkasını içine almak istemiyorlar. Sanki onların ekmeğini ellerinden alacağım? Halbuki yok böyle bir şey. Her ay yüzlerce dizi çekiliyor ama yüzlercesi de ÇÖPE atılıyor. Demek ki, kimse kimsenin ekmeğine mani olmuyor. Seyirci beğenirse devam ediyor yoksa olmuyor. Ama şans vermezlerse, hep belli kişilerin senaryoları çekiliyor. Sizinki  kalıyor. :(

Epey oluyor ki, postayla senaryo göndermekten vazgeçtim. Bu bloğumda yazdığım senaryoların hikayelerini, özetlerini, bazen bölüm bölüm 'Arkası Yarın' gibi yayınlıyorum, okurların sıkılmaması için formatı (yani teknik senaryo dilini,  iç / dış / gün / gece / açılma / açılarak / fade in / fade out / vs. yi atarak yazıyorum. Bunlar blog okurunu hem sıkar, hem de gerek yok.

Belki  yazdığım senaryolar, film ve dizi hikayeleri hiçbir zaman bir yapımcıya ulaşmayacak ve dolayısıyla çekilmeyecek. :(  Ünlü değilsin diye reddedenleri yanısıra "Gelmişsin 60'ına ne senaryosu?" diyenlere de "Yahu küçük oğluna mı alacaksın? :))) Clint Eastwood da kaç yaşına geldi ama hala yönetmenlik de yapıyor, senaryo da yazıyor, oynuyor da. Sen benim yazdıklarıma bak. " diyorum. :) Olsun, ne yapalım. Her işte bir hayır vardır. :(  En azından sevgili blog okurlarım, sevgili arkadaşlarım okuyup, yorumluyorlar. O da yeter. :)



27 yorum:

  1. Bahsi geçen sendrom bende de var. Çok sıkıntıya sokuyor beni.
    Keşke görselerde fil ya da dizi olsa eminim izlenir.
    Sadece bizim okumamız değil, herkesin okuması dileğiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak buna çok üzüldüm Emre'ciğim, zaten yetenekli, bilgili, entellektüel insanlara musallat oluyor bu sendrom. Bizim apartmanın ilkokul okumamış, okuma yazma bilmeyen tiplerine bir de bak, küçük dağları onlar yaratmış, seni, beni beğenmezler, arkadan bir dolu dedikodunu yaparlar! Senin bloğua girince kalite, entellektüellik, kültür, sanat, bilgi birikimi karşılıyor insanı, at üzerinden bu kötü sendromü:)))İnşallah öyle olur, umudumu yitirmeyeyim.:) Çok teşekkürler moral veriyorsun.

      Sil
    2. Rica ederim, umarım üzerimdeki bu amiyane tabirle ölü toprağını atabilirim.
      Sizde güzel sözlerinizle bana moral veriyorsunuz :)

      Sil
    3. Hem de hemen şu an at Emre'ciğim, bak benim yıllar önceki hatamı şimdi anladım, o zaman şu aklım yoktu:((şimdiki aklım olsaydı asla Türker beyin teklifini reddetmezdim. Güven kendine inan kimse senden daha mükemmel değil. Sadece kendilerinin kıymetini biliyorlar, biz de bileceğiz, bilmek zorundayız kendimize inanacağız ki, başkaları da bize inansın. :))

      Sil
    4. Teşekkürli ederim ilginiz ve alakanız için :) umarım güzel günler görürüz.

      Sil
  2. Bazen kendimize güvenemiyoruz, inanamıyoruz. Dediğin gibi de çok büyük hata yapıyoruz.
    Ama ben inanıyorum ki Müjdecim bir gün senin dizinin müptelası olacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen Şebnem'ciğim, halbuki inanarak, severek yazdığımı biliyorum, zaten kalpten hissederek, sevmeden yapılacak bir iş değil. Yıllardır niye yazayım değil mi?:)Artık inanıyorum kendime de, yazdıklarıma da ama geç mi kaldım işte onu bilemiyorum. İnşallah öyle olur:) Çok teşekkürler sen de moral verdin şu an. :)

      Sil
  3. Bu dönem senaryo ile ilgili ders alıyoruz. Aslında bizim aldığımız senaryo dersi biraz daha animasyon ile ilgili senaryo. Neden bilmiyorum ama pek hoşlanmıyorum bu dersten sinopsisler, treatmanlar falan. İşin zorluğundan da çok keyifsizim bu aralar çok yoğun geçiyor. İleriye doğru animasyonlar yapacağım, bu animasyonlarım için ufak tefek senaryolar yazsan Müjde abla valla harika olur :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel, anime çok tutuluyor, benim yeğenim anime hastası. Ama sinopsis, tretman sevmeden nasıl yazacaksın animasyonları?:)))Ben yazarım da senin yazman önemli, çünkü senin geleceğin. Ama fikir istersen verebilirim. :)))

      Sil
    2. Abla yazdıkların gayet güzel o yüzden böyle yazdım. Benim senaryo yazma zorunluluğum yok, modelleme yapmayı düşünüyorum sadece. Ekip işi olduğundan, senaryoyu bir başkası yazacak her zaman. Ufak tefek kendim yapmak istersem basit senaryolar yazarım. :)

      Animeleri bende severim ama yapımı gerçekten çok zor :D 2D zaten çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim özellikle çiziminde. Neyse, konuyu dağıtmayayım. Hayatta hiçbir şey belli olmuyor bir gün belki senaryoların çekilir. :) Kitap da vardı ama hala ses yok ondan? :(

      Sil
    3. Yazdıklarımı beğendiğin için mutlu oldum Utku'cuğum, gençlerin fikri benim için ayrı bir önem taşıyor, sen genç bir kardeşim olarak beğendiysen demek diğer gençler de beğenir diyorum:) Çünkü sinemada her yaşa, her cinsiyete hitap etmek önemli, özellikle romantik komedi yazıyorsan ki, benim de en sevdiğim tür bu zaten.
      Animelerin yapımının çok zor olduğunu yeğenim de söylemişti, bir kare için aklımda kalmadı kaç ayrı çizim yapılıyormuş üstelik milyon dolarlara mal oluyormuş:(
      Güzel dileğin için çok teşekkürler, inşallah....kitap işi maalesef yakın gelecekte yok:(

      Sil
  4. İnanarak e severek yazdığın her kelimen de bize geçiyor canım inan poh poh değil yürekten söylüyorum.İnş. biz okuyucuların dışın da asıl görmesi gerekenlerin de dikkatini çeker.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum canım, çok teşekkür ediyorum. İnşallah öyle olur.

      Sil
  5. Canım hazır Twitter açmışken bir de Instagram açabilirsin orası da çok popüler.Tag'lar çok okunuyor.Instagram da sesini daha çabuk duyurabilirsin.Çizimlerin çok güzel senaryonla ilgili bir şeyler çizip konusu hakkında bilgi verebilirsin.Çizimin resmini çekip Instagram'a yükleyip altına senaryosu hakkında bilgi verebilir hatta bu işi yapanları etiketleyebilir ilgilerini çekebilirsin.Instagram sayfan sadece senin çizimlerinden oluşan fotoğraflar olsun ilginç olur bence.Bir düşün istersen.Bizler de seni destekleriz :))) öptüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnstagram'a hiç bulaşmadım ama haklısın ne kadar çok tanıtım yaparsam o kadar faydalı olur, vaktiyle çok değerli bir hocam demişti ki, "Bilgin olması yeterli değil, o bilgini satmasını/pazarlamasını bileceksin." (Bende de bu yok:( yapayım ilk fırsatta:) Bu fikir ve desteğin için şimdiden çok teşekkür ediyorum canım. Ben de öptüm.:)

      Sil
  6. Müjde'cim o kadar haklısınki ne denir.Umudunu yinede kaybetme sen içinde tutma yaz bellimi olur.Üstelik biz okuyoruz etrafımada tavsiye ediyorum okumaları için.Ama bu konuda sadece sen değilsindir mağdur olan okadar insan var ki bazen duyarım,fikir hırsızlığı-emek hırsızlığı nasıl uğraşıp hak edeceksin insanın ömrü yetmez bu haksızlıkların peşinden koşmaya.Ben çok nadir dizi izlerim,daha öncede yazmıştım nerde eski diziler.Kitap okumayı tecih ediyorum.Birbirinin tekrarı diziler.Annemle muhabbet olsun diye arad onunla bakarım aman Allahım o sessiz bakışmalara dayanamıyorum,bir kere yine izliyoruz anneme dedim'ne oldu bu kız niye değişti,annem yok bu dizi başka ,bunda da aynı olay oldu dedi,pes dedim zekasıyla alay edilen bir millet olmak böyle bir şey.Kanallar arası diziler bile birbirinden çalıyor (onun için anacım kalite diye bir şey maalesef hiç bir yerde yok.Sanada yazık olur az daha bekleyelim dibe vurup çıktığımızda yenileniriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merih'ciğim çok teşekkür ediyorum, eksik olma canım. Evet biliyorum blogda örgü, tığ işi vs. yayınlayan kaç arkadaşım şikayet etmişti. Enson sevgili Hatice'nin pekçok örgüsü çalınmıştı. :(
      Sessiz bakışmalara ben de tahammül edemiyorum, çoğu dizi birbirine o kadar benziyor ki, dediğin gibi bir dizide bir karakter hamile yalanı söylüyor, bir bakıyorum üç gün sonraki dizide aynısı!!! Biri DNA sahtekarlığı yapıyor, öteki dizi aynen! Yaratıcılık sıfır olmuş. Ama gitsem kapılarına "Ben değişik şeyler yazıyorum" desen. "Ay sen kimsin? Sen ünlü değilsin. Başka kapıya." derler.
      İnşallah Merih'ciğim...

      Sil
  7. Müjde abla sen kolay vazgeçecek bir insan değilsin,Sonunda başaracağına hiç şüphem yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah be canımcım! Sen nerelerdesin? 2015'ten beri güncellememişsin bloğunu kapattın gittin diye üzülüyordum:( şimdi nasıl sevindim, hoşgeldin öncelikle. Seni gördüğüme çok sevindim. Madem geldin gitme bir daha:)
      İnşallah başarırım bir gün - çok geç olmadan- :))

      Sil
  8. Müjdecim hayat mucizelerle doludur, hiç ümidini kesme, çok güzel yazıyorsun, muhakkak bir karşılığı olacaktır bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah Handan'cığım, çok teşekkür ediyorum. :)

      Sil
  9. Bu alanda mesleki anlamda ön plana çıkmak zor gerçekten, özellikle tanıdık önemli dediğiniz gibi. Severek yazdığınız çok belli, bol şans diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten çok zor sevgili Sezer, severek yazdığımı hissetmene - demek okura geçiyor - çok sevindim, sağol caım.

      Sil
  10. Bende hayallerinin gerçek olmasını diliyorum Müjde. Bazı hayallerimizi geç farketsek de cesaretimizi kırmamamız lazım. Bol şans sana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehtap, yorumunu çok geç farkettim, o yüzden de çok geç cevap yazabildim, tesadüfen bakmasam görmeyecekmişim çok özür diliyorum, evet cesaretimin kırılmamasına çalışıyorum. Çok teşekkür ediyorum.

      Sil
  11. booklogging.com a üye olup ilk kitabınızı oluşturabilirsiniz.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...