8 Nisan 2016 Cuma

AŞK PERİLERİ - 14

Aradan iki gün geçmişti; ortada bir ceset olmasa da, nöbetçi mahkeme Aylin'in tutuklu yargılanmasına karar vermişti. Bu arada villanın aranmasına ve bahçede kazı yapılmasına da karar verildi. Meryem teyze ise kızın söylediklerine inanacak kadar saftirik ve bunak bir yaşlı denilerek, kızın onu da kandırdığına hükmedilip, suçsuz bulunup, serbest bırakılmıştı.

Sosyal medya ise Gökhan'ın ünlü bir dizi oyuncusu olması sebebiyle hala bu haberle çalkalanıyordu. Ekşi Sözlük'te yorumcular

" Bir gecede 60 yaşından 25 yaşına gelmek"; "Periler tarafından gençleştirilen kadın" gibi başlıklar açıp, dalga geçiyorlardı.

Begonvil sitesindeki çardak hanımlarının da dilinden düşmeyen bir konu olduğunu söylemeye gerek yok. Kadınlar Meryem teyzeye de acıyorlardı. Kadıncağız suçsuz bulunmuştu ama yine de kendisini mahçup hissediyordu. Aylin ısrar etmese, tekrar kendi küçük evine taşınacaktı. Çardak hanımları ise ona

" Ay teyzecim siz de o kızın kurbanı sayılırsınız, üzülmeyin mahçup olacak bir şey yok, sizi de kandırmış. Gerçek yeğeninize kimbilir ne yaptı? Merak etmeyin biz yanınızdayız. "

gibi şeyler söyleyip, kulaklarını çekip, tahtaya vuruyorlar, Meryem teyze

" Hanımlar vallahi de, billahi de o benim yeğenim, suçsuz"

dese de inanmıyorlardı.

Pazartesi günü Gökhan, suratında iki günlük sakal, her zaman özenle jölelediği saçlarına tarak değmemiş, perişan halde salonda oturuyor, annesi de bir eli başının üzerinde ah, vah ediyordu. Kızkardeşi Kübra elinde kolonya ve ağrı kesici annesine

"Anneciğim yapma ya, al şu ağrı kesiciyi git yat biraz"

deyince, kadıncağız suratını ekşiterek

"Ay kızım, ne yatması ayol? Yatsam olmuyor, kalksam olmuyor, of Allah'ım! Nedir bu başımıza gelenler? Doktor gelinimiz olacak diye sevinirken, kız katil çıktı! Git Nuriş'e söyle bana papatya çayı yapsın."

dedi. O sırada  Gökhan elindeki laptoptaki haberlere bakıyordu, haberler hep aynıydı:

"Gökhan Akın'ın nişanlısı soğukkanlı bir katil mi?"

"Gerçek Aylin Alptekin nerede?"

"Ayşe Deniz, periler tarafından gençleştirildiğini ve masum olduğunu iddia ediyor."

" Kadıköy'deki hastanedeki doktorlar Ayşe Deniz'in Aylin Alptekin olduğuna inanmadıklarını söyleyerek, birkaç ay önce emeklilik partisi yaptıkları meslekdaşlarının hayatından endişe ettiklerini ve çok üzgün olduklarını belirttiler. "

Gökhan, daha fazla dayanamadı, laptopu savurduğu gibi halının üzerine fırlattı. O sırada Nuriş elinde papatya çayı ile gelmişti.

" Uyyyy! Pu kaçuncu da? Pi ta atarsanuz ortadan ha pöyle ikiye ayrulacak da! Nazarlara celduk, ben o cuzel kizun katil matil olduğuna inanmıyorum da"

deyince Gökhan'ın annesi

"Sen hala inanma saftirik Nuriş. Kız hepimizi kandırmış, o saftirik kadıncağızı da oyununa alet etmiş zavallı hala kızın yeğeni olduğuna inanıyor garibim. Yaktı oğlumu yaktı ah! Sırılsıklam aşık olmuştu. Nasıl unutucak? "

Elinde arkası silgili kurşun kalemi ve gazetenin bulmaca ekiyle eşi bahçeden geldi. Kadın

"Ah! Oğlun ne halde! Sen hala bulmaca çöz Mustafa bey!" diye sitem edince

" Hanım, herkes ne derse desin ben o kızın suçlu olduğuna inanmıyorum."

"Ne? Ayol sen kafayı mı yedin?"

" Kafayı yemedim ama ben adamı gözünden tanırım. Hiç o kızda katil olacak tip var mı? Bu dünyada anlamadığımız ne mucizeler oluyor, 20 yıl komada kalan insan ayılmış bak daha bugünkü gazetede okudum, ne malum doğru söylemediği?"

dedi. Gökhan ise ne düşüneceğini bilemiyordu. Kıza hala aşıktı ve kalbinin parça parça olduğunu hissediyordu. Bazen  köpeği Tarçın'ı alıp kumsalda yürüyor, Aylin'le oturdukları ahşap iskeleye oturup, yaşadıkları güzel anların hayalini kuruyordu. Tarçın bile sanki olanları anlamış onu teselli ediyordu. Bazen de annesi oğlunun odasına girdiğinde bira kokusundan burnunu tıkıyarak, pencereyi açmaya koşuyor, oğlunun bir ayağı halıda, sızmış haline ve halıya rastgele atılmış bira kutularına üzülerek bakıyor, kıza lanet okuyordu.

----

O sırada bir, iki sokak öteye Aylin'in villasının bahçesine ekip gelmişti, polisler, beyaz özel tulumlar giymiş adli tıp uzmanları, elinde kazma kürek olan birkaç kişi ve bir de K9 köpeği vardı. Bahçenin çevresine "OLAY YERİ GİRİLMEZ" şeridi çekilmişti. Melahat, Şeyma, Halide hanımlar, Nazan, Sebuş ve diğer kızlar da meraklı bakışlarla onları izlemekteydiler, muhabirler, kameramanlar da canlı yayınla olanları izleyenlere aktarıyor, resim çekiyorlardı.

Nazan

"Bahse girerim gerçek doktorun cesedi arka bahçeden çıkacak." deyince

Melahat hanım

"Mazallah korku filmi gibi ay! Dayanamayacağım gidelim valla." dedi.

Halide hanım da

"Ayol kız melek yüzlü şeytanmış meğerse, Gökhan'ın da başını yaktı, çocuk depresyondaymış. " dedi.

Villanın içine de kan lekesi var mı diye kızıl ötesi ışıklarla bakılmış, didik didik edilmişti. Beton delinmemişti, evde cinayet işlendiğine dair hiç ipucu yoktu. Bahçede kazı işi bittiğindeyse sadece ölü rakum bulundu. Meryem teyze bunları görmemek için o gün kendi evine gitmişti. Bahçevan da her gün villanın bahçesini suladığını, güllere, çiçeklere baktığını, bir yer kazılsa, çimenler söküleceğinden farkedeceğini söylemişti. Kazılan tek yer Aylin'in rakumu gömdüğü yerdi.  Herkes gidince, meraklılar dağıldı. Site yöneticisi bahçıvana kazılan yerleri tekrar toprakla doldurup, adam etmesini söyledi.

-----

Bodrum'daki hapisanenin kadınlar koğuşunda ise Aylin neyse ki, çok kötü günler geçirmiyordu. Demir kapılar arkasından şakırt diye kapandığı an aklından filmlerdeki gibi şeylerin kendisini bekleyip beklemediğini geçirmişti.

" Acaba dizilerdeki gibi psikopat bir koğuş ağası olacak mı? Beni şişleyecekler mi? "

diye düşünmüştü. Sonra, korkarsa daha kötü olacağını düşünerek en başta ipleri ele almaya karar verdi. Malum psikolojiden iyi anlıyordu. Koğuşa adım atıp, kadınlar "Allah kurtarsın bacım." dedikten sonra, insanların hikaye dinlemeye meraklı olduklarını bildiğinden, içten bir tavırla başına ne geldiğini, peri hikayesini anlatmaya başladı. Her şeyi anlattıp bitirdikten sonra içerideki genç, yaşlı kader mahkumu kadınların gözleri dolmuştu ve hepsinin gönlünü kazanmıştı.

Doktor olması da avantajıydı, baş ağrısı, böbrek ağrısı en ufak şikayetlerinde hepsi ona koşuyorlardı.

"Ay bacım sayende revirdeki o mendebur erkek doktordan kurtulduk."

diyorlardı.

Bazen de sesi güzel, akça pakça,  Elmas isimli koca şiddeti kurbanı kadın arada onlara yanık yanık türkü söylüyordu.

" Gezme ceylan bu dağlarda seni avlarlar
Anadan, babadan, yardan ayrı koyarlar..."

Kader mahkumu kadınların hepsi türküde kendinden bir şey bulup, başörtülerinin ucuyla veya ellerinin tersiyle gözlerinde biriken yaşları siliyorlardı. Aylin de kendi başına gelenleri düşünüp kahroluyordu.

" Yoksa periler bana bir ders mi vermek istediler? İnsana hayatta sadece bir kez şans verilir, sen gençken, güzelken şansını kullanmadın, ikincisini isteme bak şansını zorlarsan başına neler gelir mi demek istediler? Evet, evet şımarıklık ettim. Param, pulum vardı, harika bir ev almıştım, koskoca profesör doktor olmuştum yetmedi hayatta bir kez olsun aşık olmak istedim, yeniden gençleşmek istedim. Kaşındım yani..."

diye düşünüyordu.

İşin ilginci kendisini hapisten kurtaracak ve tüm dünyaya doğruyu söylediğini ispatlayacak çok basit bir şey vardı. Sadece şu andaki ruh hali yüzünden unutmuştu. Acaba hatırlayacak mıydı?


Bölümler:


14 yorum:

  1. Tam da eee hadi demeye gelmiştim ki :)

    Nefesimi tuttum sonunu bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma Handan, kombi sıcak su ısıtmıyor, onla uğraştım, bulaşık yıkayacağım zor oldu, tencerede su ısıttım öyle yıkadım, iki üç gündür de faturalarımı yatırdığım telekom bayii ben dahil kimbilir kaç yüz kişiyi dolandırmış...:( onunla uğraştım, elektrik, su, internet, telefon faturalarımı parayı almış ama yatırmamış!! Sorma yani neler oldu hatta bloğa yazacaktım üşendim:( ay işte oğlum da var (yeğenim yani)ona yemek yap, vs. derken biraz zor vakit ayırabildim. İnşallah acele acele kötü yazmamışımdır..:( evet sonlara yaklaşıyoruz..:) Teşekkürler yorum için. :)

      Sil
    2. Aaaa, nasıl yatırmamış, inanılır gibi değil.

      Sil
    3. Sorman Handan, tek ben değil, bir sürü insanın da yatırmamış, herkes ellerinde makbuzlar gelmişler, kendi mi, çalıştırdığı elemanlar mı suçlu bilemiyorum ama elimde makbuzlar (ödendiğine dair)olduğundan söylediklerimizi tekrar nasıl yaptıysa halletti (kendi cebinden yeniden ödeyerek sanırım) ama 95 liralık elektrik faturamın ödendiğine dair makbuz bulamadım artık onu ne yaptı bilemiyorum? Ödememişsiniz dedi..ki asla yapmam öyle şey...artık günahı boyuna, bir de aynı faturadan iki tane kesmiş, ikisi de 54 liralık, iki kez mi ödemişim diye sordum, yok dedi güya makineden 2 kopya çıkmış:( artık bilemiyorum:( şimdi oğlum (yeğenim) internetten ödemeyi öğretecek bana artık öyle ödeyeceğim...:(

      Sil
    4. Otomatik ödeme talimatı ver Müjdecim, kagan rahat olur. Kredi kartına verdiğinde ödenmeme gibi bir riski de olmuyor.

      Sil
    5. Onun yerine internetten kendim ödeyebiliyormuşum Handan'cığım bu daha kolay geldi bana.

      Sil
  2. Müjde hanım tebrik ederim.Böyle yeteneğiniz olduğunu yeni farkettim bence çok iyisiniz,Çocukluğumun (arkası yarın)temsili radyo programı gibi olmuş,gerçekten çok başarılısınız,hayal gücünüz,kurgu,tasvirler bir harika.Yolunuz açık olsun yarını sabırsızlıkla bekleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Merih hanım. Arkası Yarın'ları ben de çok severdim, çocuk bahçesi vardı bir de:)sağolun, eksik olmayın, amin. Ne diyorum biliyor musunuz? Dizi olarak çekilmezse de siz sevgili arkadaşlarımın okuması, bu güzel yorumları da yeter. :)

      Sil
  3. Müjde en heyecanlı yerinde bırakılırmı yyaaa :) Bu saatte çatlarım ben artık:))))

    Bu arada geçmiş olsun,arkadaşım:(( iyi ki elibde makbuz varmış. Yoksa hepsini ödemek zorunda kalacaktın.yine ucuz atlatmışsın. İnternetten ödemek daha rahat...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))))yarına az kaldı Şebnem:)biraz sabır:)))
      Çok teşekkür ediyorum evet tüm makbuzları saklıyorum yoksa dediğin gibi çok zarara girecektim:( (

      Sil
  4. yorumdan okudum canım öncelikle geçmiş olsun.Herkes aman iyi oldu yakınıma geldi diyor ama işte arada bir böyleleri de çıkıyor:(((
    Biz bu yüzden eşim maaş hesabına talimat verdi oradan ödeniyor kafamız rahat oldu.bir interneti elden yatırıyor o da resmi bayisine .
    Ne günlere geldik güven sıfıra indi:(
    ___________________________
    Merihe katılıyorum arkası yarın geceleri gibi hissettiriyorsun merak devam ediyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sağol canım, sorma ya, oğlan polise ver teyze, nitelikli dolandırıcılıktan 7 yıl hapis yatar dedi (hukuk son sınıfta) ama uğraşacak halim yok diğer dolandırdıkları versin:)
      Aynen öyle canım kimseye güvenemiyoruz:(

      Çok teşekkür ediyorum, demek gerçekten dizi olarak çekilse merak edilerek izlenir. :)

      Sil
  5. Hehehehe,Müjdeee ben biliyorum işi nasıl çözeceğini,tüm hikayeyi dürüstçe anlattığına göre tek bir yol kaldı,bakalım onu mu yapacaksın,ay çok heyecanlı yaaa,kız uzat uzatabildiğin kadar,insan bitmesin istiyor valla.Bu arada başına gelene çok üzüldüm canım ya.Oğluşun en güzelini akıl etmiş,hatta otomatik ödeme talimatı versen daha da iyi olur,banka düzenli olarak ödüyor senin adına.Kayıtlarda da ne ödendi ne ödenmedi görünüyor.Ay o oğluş hep kalsın senin yanında,yeğenler baldır bal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaaa:))şimdi ben de senin ne düşündüğünü meraktan ölüyorum:))))bakalım aynı şeyi mi düşünmüşüz:)))var ya çok seviniyorum böyle yorumlara, düşünsene dizi değil sadece yazı olarak okuyorsunuz hepiniz, bir de dizi olsa, sevilen oyuncular olsa Aylin rolünde, Gökhan rolünde (mesela ben Murat Boz' düşünmüştüm Gökhan rolü için belki her okuyan kafasında farklı birini canlandırmıştır)demek gerçekten beğenilir.

      Çok teşekkürler canım, ben de internetten ödeyeceğim bir daha asla böyle özel yerlere adımımı atmam:( ah ah evet ilk doğan yeğenim o çok seviliyorlar haklısın:) özellikle ben anne olmadığım için annelik tattırıyor bana:)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...