3 Nisan 2016 Pazar

AŞK PERİLERİ - 10 -

Kill Bill'deki vurucu sahne oynarken, Aylin'in gözü konsolun üzerinde duran teyzesinin 1940'lı yıllarda çekilmiş, siyah-beyaz, izci fotoğrafına ilişti. Siyah kısa saçlı, incecik dudaklı kızın başında izci şapkası, boynunda izci fuları vardı, fulara çapraz dolanmış beyaz ip muhtemelen izci düdüğünün ipi olmalıydı. Fotoğraf renkli olmadığından kıyafetinin rengi belli değildi.  Yanındaki çerçevede yine teyzesinin genç kızken merak sardığı okçuluk günlerinden kalma bir fotoğraftı.

"Neden olmasın?" 

diye düşündü Aylin.  Teyzesi enaz  filmdeki Uma Thurman kadar cesur bir kadındı gençken. Cesaret, insanda ya vardır, ya yoktur. Varsa da 80 yaşında da olsa kaybolmaz. Kaybolmaya yüz tutmuşsa bile minik bir kıvılcımla, küllenmiş ateşi harlandırmak mümkündü. Tek ihtiyacı biraz motivasyondu. Tıpkı 70 - 80''li yıllarda izlediği Beyaz Gölge dizisindeki basketbol oyuncularının eğilip, koçlarıyla sırtsırta, kafa kafaya verdikleri  gibi.

" Kim kazanacak?"

"Biz kazanacağız koç!"

"Neden olmasın? Başarmanın ilk şartı istemekti.

Begonvil sitesi yıldızlı gecede uykuya dalarken, dedektif Taner alacağı paraların hayalini kuruyor, Çarşı ile Sarman cırcır böcekleri, çekirge seslerinden başka ses olmayan günün en sevdikleri saatin keyfini çıkartıyorlardı. Aylin heyecanlıydı ama uyumalıydı ertesi gün çok önemliydi ve Gökhan'ın reklam çekimi için burada olmaması işine yarayacaktı.

----

"Ne! Aman Allah'ım kızım ben nasıl yaparım? Bu yaşta? Gel, polise gidelim, her şeyi anlatalım, bize şantaj yapıyor diyelim."

"Oldu teyzişim. Polis de zaten perilere inanacaktı.!"

" İyi de güzel kızım, ya inanmazsa? Ya beceremezsem?"

" Teyzişim, bak bana güveniyorsun değil mi?"

" Elbette kızım ama?..."

" Aması yok teyzeciğim, bak şimdi o dedektif bozuntusu tuvalette Tom Miks, Teksas okurken, ben beyin ameliyatlarına giriyordum."

"Ama?.."

"Korkma teyzişim, bak şimdi sadece beyin ameliyatı değil ben ek ders olarak neredeyse bir psikoloji öğrencisi kadar psikoloji de okudum. İnsanlar gördüklerine inanır. "

" Evet?"

" O şantajcının algılarıyla oynayacağız. Gördüklerine inanmasını sağlayacağız. Ve biz kazanacağız. Çünkü bir savaşı daima akıllılar kazanır. Ve sen teyzişim 1940'lı yıllardaki o izci ruhunu, ok attığın günlerini hatırla. Amazon kadınları kadar cesur teyzem benim. İkimiz de Mayk Hammer bozuntusundan daha cesur ve akıllıyız. Hiç merak etme. Bu savaşın kazananı biz olacağız."

" Ah, bilemiyorum ki kızım....?"

"Bana güven. Başaracağız. "

-----

Çardak hanımları o gün ne Ayşe bildikleri Aylin'i  ne de  doktor hanım sandıkları Meryem teyzeyi gördüler. Çardakta, bahçede yoktular, yürüyüş yolunda da.

"Allah Allah nereye gittiler acaba?"

diye düşündüler. "Kapılarını çalıp bir soralım, yaşlı kadın hasta filan olmuş olmasın?" diye akıllarından geçirdilerse de, rahatsız etmekten çekindiler. " Belki uyuyorlardır canım, rahatsızlık vermeyelim" dediler.

----

Saat sabahın 11.00' iydi. Aylin ve teyzesi büyük ekran televizyonun karşısındaydılar. Ekrandaki sahne bir gece önce Aylin'in gözüne takılan kiliseye suikast sahnesiydi. Aylin teyzesine dönerek

" Kural bir: Siyah renk korkutucu ve esrarengiz olmayı sağlıyor. "

" Bu ne işimize yarayacak?"

"Ne işimize yarayacak olur mu teyzişim? Korkutucu olmamızı sağlayacak. Şimdi şu sahneye bak."

Bilgisayarı televizyona bağlamış olan Aylin, uzaktan kumandadaki bir tuşa basarak sıradaki sahneye geçti. Bu sahnede Toyota kamyonlarda sadece gözleri gözüken, elleri silahlı teröristler vardı.

Yaşlı kadın

"Ay Bismillah haydut bunlar!"

derken, Aylin devam etti:

"Aynen, kural iki: Gözlerden başkası gözükmeyecek. Korku salma imajı. İnsanlar görmedikleri şeylerden korkarlar."

Saat 14.00'e gelirken, Aylin'in cep telefonu çaldı.

" Gizli numara. Bu o olmalı. Alo?"

Yaşlı teyze dudaklarını ısırıp, dizlerini dövüyordu ama Aylin sakindi. Teyzesine "her şey yolunda" anlamına gelecek şekilde elini salladı.

" Merhaba güzelim."

" Merhaba şantajcı mı demeliyim?"

Karşı taraftan tok bir kahkaha sesi geldi.

"Hahahaha! Bakıyorum oldukça akıllısın ama yine de benim kadar değil. Parayı hazırladın mı?"

"Sen deli misin? Bu kadar parayı hemen hazırlayamam. Yarına kadar mühlet ver."

" Eh, peki öyle olsun güzelim ama sana sadece bir gün veriyorum. Oyun oynamaya kalkma. Seni bulurum."

Telefon kapandı.

"Seni Sherlock Holmes bozuntusu seni, dur bakalım el mi yaman, bey mi yaman?"

" Ah kızım bilemiyorum ki, doğru mu yapıyoruz?"

" Hiç merak etme teyzişim sen bana güven, en doğrusunu yapıyoruz. Onunla anladığı dilden konuşacağız. Bak, yarına kadar oyalamayı başardık bile. Şimdi sen beş dakika dinlen, yatak odasından bir şey getireceğim. Bir oyuncak."

"Oyuncak mı?"

Aylin basamakları tırmanmaya başlamıştı bile. Az sonra elinde hakiki suikast silahını aratmayan simsiyah bir oyuncak silahla geldi. Teyzesinin gözleri faltaşı gibi açıldı.

"Aman kızım bu da ne?"

" Merak etme teyzeciğim gerçek değil, oyuncak."

" Ama hiç oyuncağa benzemiyor?"

" E, zaten amacı da bu. Bir, iki yıl önce yurt dışından kargoyla getirtmiştim. Uzaktan bakanlar asla oyuncak olduğunu anlamıyorlar.  Malum hırsızlar doktor evlerine çok dadanırlar. Ben de yalnız yaşadığımdan korkutmak amaçlı almıştım, tabii bir de babamın beylik gerçek tabancası da var."

" Aman Allah'ım!"

"Korkma, kullanmak zorunda kalmayacağız. Her şey imaj. Şimdi ben pazara gidiyorum, siyah beyaz puşi, siyah eşofman alacağım. Sen de çardakta dinlen. Bütün gün kapalı kaldın."

Aylin dışarı çıkarken teyzesi hala endişeli gözlerle bakıyordu. Kız ona öpücük gönderirken

"Şşşt...merak etme başaracağız." dedi ve kapıdan çıktı.

Çarşı kapının önündeydi, kızı görür görmez iki ayağı üzerine kalkarak, patilerini dizine dayadı. Karnı bayağı büyümüştü. Aylin kedinin başını okşarken

"Oy, oy, oy güzel kızım bütün gün beni merak mı ettin? Şu işi bir atlatalım....hadi öptüm seni de..."

dedi ve fazla oyalanmadan cipine binip uzaklaştı.

-----

Ertesi gün dedektif kızı tekrar aradığında Aylin paranın hazır olduğunu söyleyince, adam sevinerek parayı bir saat içinde Karlık Bayırı'ndaki eski balıkçı barınağına getirmesini söyledi. Kızın polise gitmeyeceğine emindi, yoksa kendi başı belaya girerdi.

Buluşmaya dakikalar kala Tamer, arabasını deniz kenarında ıssız bir yer olan  ve yıllardır kullanılmayan balıkçı barınağının yanına çekmiş, arabaya yaslanmış,  sigarasının dumanlarını martılı gökyüzüne üfürüyordu.

" Hehehehe, hay aklımı seveyim, bu işte bir bit yeniği olduğunu şıp diye anladım. "

O kadar keyiflenmişti ki, ıslıkla "Su gelir güldür güldür"ü çalmaya başlamıştı ki, toprak yoldan tozları kaldırarak, Aylin'in siyah jipi göründü. Sürücü koltuğunun yanındaki cam sonuna kadar açıktı ve siyah beyaz puşiyle sadece gözleri gözüken, siyahlar içinde birisi, kocaman suikast silahını tıpkı filmlerdeki adamlar gibi pencerenin dışına çıkartmış tutuyordu. Araba az uzakta durdu. Aylin, simsiyah tayt ve siyah deri ceketle arabadan indi, elindeki silahla havaya iki el peşpeşe ateş etti. Çöpleri gagalayan birkaç martı korkuyla havalandı. Tamer, sigarası ağzından düşerken sadece

" Lan?"  diyebildi.

Allah'tan Meryem teyzenin korkudan çıkarttığı uzun gaz sesini duymamıştı.

" Bu da ne demek oluyor? "

" Sana kaptıracak beş kuruşum yok demek oluyor. Şimdi gazla yoksa doktoru yok ettiğim gibi seni de yok ederim. Kimse mezarını bilmez. Hadi  toz ol..."

Aylin, ancak teyzesinin duyabileceği bir sesle

" Teyze hadi tam sırası " dedi.

"Ne yapacaktım kızım?"

Kız, fısıldar gibi

" Boyun, boyun..." dedi.

Yaşlı kadın "ha" diyerek siyah eldivenli sol elini boynuna götürerek, kafa kesme hareketi yaptı.


"Tamam! Tamam! Ateş etmeyin sakın benim iki çocuğu...."

"Bak hala konuşuyor! Polise filan gidersen haberim olur, Sherlock Holmes bozuntusu! Ona göre."

" Tamam, tamam, gidiyorum...gidiyorum..."

Tamer sarsak hareketlerle arabasının kapısını açtı, bindi. Dedektifin arabası son hızla oradan ayrılırken Aylin kahkalarla gülüyordu.

" Yürrü anca gidersin. Demedim mi teyzem başardık işte, ödü koptu salağın."

"Ay kızımmmm, bir de bana sor, içimden sürekli Süphaneke okudum durdum. Korkudan altıma kaçıracaktım az kalsın. Ay, Allah korudu bizi valla."

" Seninle gurur duyuyorum teyzem, izcilerin izcisi, okçuluk şampiyonum, dur seni şu çaputlardan kurtaralım."

Aylin, kadıncağızın yüzündeki, gözündeki çaputları alıp attı. Sarılıp öptü teyzesini, hala kahkahalarla gülüyordu.

" Keşke sen o kılıktayken bir selfie çektirseydik..."

"Aman kızım hadi bir an önce evimize gidelim. İnşallah bir daha bize bulaşmaz bu herif."

"Hiç merak etme teyzişim, ödü koptu ödü. Yoksa bize ömür boyu şantaj yapar dururdu. Neyse, hadi doğru eve. Mmmmm gel bir daha öpeyim seni. Canım teyzişim benim."

Aylin, inanılmazı başarmış, yaşlı kadından çakma bir El Kaide militanı imajı yaratmıştı. Kendisi de siyah tayt, siyah botlar, siyah deri ceketle Kill Bill'den fırlamış gibiydi. Kız haklı çıkmıştı imaj her şeydi. İnsanlar gördüklerine inanıyorlardı. Tamer'se, canını kurtardığına sevinmiş, olanlara inanamıyordu.


Bölümler:




14 yorum:

  1. Hahahah az değil bu hatun da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim Handan, epey ara verdiğimi farkettim, bundan sonra çok sık yayınlayacağım bölümleri. :) Teşekkürler yorum için.

      Sil
    2. Evet çok ara vermişsin dönüp okumam gerekti nerede kaldığımı hatırlamak için :)

      Sil
    3. Sorma Handan'cığım ülkenin hali malum:( az kalsın tamamen kopacaktım ama kendimi zorladım.

      Sil
  2. Buna da başlayacağım heyecanlı görünüyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum Emre'ciğim. :) Yapımcılar beğenmezse beğenmesin okurlarım sağolsun. :)

      Sil
  3. Hahahah,biz de aynı planı uygulasak işe yayar mı ki Müjdeciğim,hahaha

    YanıtlaSil
  4. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi böyle bir sahne.Vay ,vay devamını merakla bekliyorum bakalım işe yaramış mı bu oyun,çok sevgiler :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nur'cuğum sevindim:)))ve fazla bekletmeden en fazla akşama ya da yarın sabaha gelecek bölümü hazırlıyorum. Çünkü çok ara verince eski bölümler unutuluyor haliyle. Çok teşekkür ediyorum. :))Sevgiler.

      Sil
  5. Ahahahahaaa :))
    Eğlence katmışsın senaryoya bu sahneyle :))
    Hadi bakalım ne olacak şimdi ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim canım, yarın devamı hazır edeceğim, bütün gün kimselere uğramadım, bununla uğraştım. :))))

      Sil
  6. Müjde Abla, okumadım heyecanı kaçmasın diye. Geriden izliyorum haberin olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyan gözlerine sağlık Burcu'm. İyi yapmışsın. :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...