10 Ekim 2020 Cumartesi

EMEK HIRSIZLIĞI

Bloğumdaki hikayelerimi taslak haline dönüştürdüm. Yani sadece ben görebiliyorum. Başkaları göremeyecek. 

Hatırlayanlar hatırlayacak, bilenler bilecek. Bazen bir karakterimi, bazen esprilerimi, bazen konuyu çalıyorlardı. Örnekleriyle yazmış, sizlere şikayet etmiştim.  

Bu ayıptır, ahlâksızlıktır, bir insanın cüzdanını çalmaktan farkı yoktur. Ama yaptıklarının ahlaksızlık olduğunun bile farkında değiller. 

Vaktiyle tek tek; hangi hikayemin neresini, nesini, hangi karakterini çaldıklarını yazmıştım.  Enayi yerine konulmayı daha fazla istemedim. "Oh! Ne güzel! Sahne sahne çizilmiş hikaye! Neresi işimize yarar? Şurasını alalım. Burasını alalım." diyor ve fütursuzca alıyorlardı. 

En son örnek: Dört yıl önce Begonvilli Ev için kendi rahmetli annemden esinlenerek  alzheimer başlangıçlı bir pinpon teyze karakterim vardı. Kendi kızını "Kimsin sen? Hizmetçi misin? Git sobayı yak, üşüdüm" diye azarlıyor. Geçmişte yaşıyor, eski komşu, tanıdıklarını hatırlıyor, lokum yemeyi seviyor, bazen de ne kadar yüzük, küpe, kolye varsa üstüne takıyordu. 2017'de bunu yazıp, çizip yayınladıktan sonra ismini vermiyorum bir dizide tıpatıp aynı karakteri yaptılar. Üstelik çok da sevildi karakter! Benim pinpon teyzemin en sevdiği şey mendillerini katlayıp, eliyle ütülemekti, hatta mendillerim kayboldu! Mendillerimi çaldılar! diyordu. Bir tek bu "mendil merakı"nı  aynen almamışlar. Bir o kalmıştı aslında, onu da alsalardı. Utanmasalardı...!



İspatı çok kolay, ben o hikayeyi yazıp, çizdim, arkadaşlarım yorumladılar hepsinin tarihleri ortada duruyor! Dizi ise hikayem bitip, final yaptıktan çok sonra çıktı! Benim karakterim 2017. Dizi 2019! Ve en önemlisi sizler şahitsiniz. Onca insan! Yorumlarınız duruyor. Demez misiniz " Biz bu "büyükhanım" karakterini ta 2017'de Müjde'nin bloğunda gördük, okuduk,  yorumlar yazdık" diye? 

Ama onların arkalarında koca koca TV kanalları, avukat orduları var. Güçlü insanlar.

Çıkıp "Benden çaldılar" desem inanın beni suçlu, kendilerini suçsuz çıkartırlar!

Sırf bu yüzden, yıllar sonra Begonvilli Ev'i kitap haline getirirken  çok sevdiğim ve kitaba mizah unsuru katan "büyükhanım" karakterini kitabımdan çıkarttım. Yayın yönetmenine de sebebini anlattım. 

"Okuyanlar benim o diziden kopya ettiğimi sanırlar."

dedim. 

Yıllar önce kendi ellerimle bir yapım şirketine Düşman Aşıklar'ın bölüm özetlerini götürmüştüm. Aylar sonra hem Mihrace'li konumu, hem de Kontesin İncisi bölümünü çaldıklarını gördüm. 

Kontesin İncisi' ni neredeyse birebir almışlardı. 

Sahte Mihrace'de ise orasını, burasını değiştirmişlerdi. 

Karpuz Apartmanı'ndaki konuları, esprileri yine birebir bir sitcomda gördüm.

Tek tesellim şu: İyi şeyler yazıyorum ki, çalıyorlar. İyi şeyler yazıyorum ki taklit ediyorlar. Kötü şeyler değil, iyi şeyler taklit edilir.  Ve taklitler asıllarını yaşatır.

Allah gerçekten varsa veya karma varsa, doğa bir şekilde hallediyorsa onlara havale ediyorum. 

"Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" denir.  Deprem ülkesinde yaşıyoruz, bunun depremi var, enkaz altında kalması var, trafik kazası var, yolda yürürken insan başına binadan cam düşüyor! Virüsü var, kanseri var. Demem o ki, kul hakkı diye bir şey var ve kul hakkı almak iyi değildir. Bazen insanın kendinden çıkmaz da, çoluğundan, çocuğundan, torunundan çıkar.

Tek üzüldüğüm nokta şu:

Resimli, kısa özetler halinde burada yayımladığım hikayelerimi tekrar okumak isterseniz okuyamayacaksınız, o güzel, değerli yorumlarınız duruyor, silinmedi. Sık sık, duygulanarak açıp okuyorum. Bazen bir isim karışıklığı yaptığım  gözünüzden kaçmamış ve beni uyarmışsanız çok seviniyorum, Karpuz Apartmanı'nda "Çok güldüm" ya da "Müjde abla az kalsın gülmekten çayı püskürtecektim" yazınca çocuklar gibi mutlu oluyorum. 

O yüzden üzgünüm. Ama artık çalmasınlar orasından, burasından, ahlaksızlık yapmasınlar. Beni enayi yerine koymasınlar. Yeter. Değil mi arkadaşlar?

Bu iki kalp kedim Bücürük ve benden size. Çok sevgiler, selamlar. ❤❤

Ve Karpuz Apartmanı' ndan bir sahneyle veda edeyim. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...